Endülüs Emevi devletinin başkenti, o dönemde Kahire ve Bağdat ile beraber bilim ve kültür merkezi kabul edilen şehir. Avrupa da şehir aydınlatmasının ilk kullanıldığı yerleşim merkezi. O dönemde 600 ün üzerinde kütüphanesi ve 1 milyonun üzerinde el yazması kitap olduğu söylenen şehir. Malesef Endülüs düşünce bu eserler yakılmış. Çok az bir kısmının kurtarıldığı söyleniyor.
Cordoba da en önemli eser Kurtuba Cami. Günümüzde kiliseye dönüştürülmüş, camiden kalan kısımlar da mevcut. Ancak namaz kılınmıyor. Sütunlarıyla bir ormana benzeyen ihtişamlı bir yapı. Birçok sütunda o dönem hristiyanlar tarafından yıkılmış. Sadece okuyarak ve dinleyerek değil, gidip görülerek hissedilmesi gereken bir ortam.
Turistik levhalarda Mezquita-Katedral (Cami-Katedral) olarak geçiyor. 2006 yılında mülkiyet hakkını üzerine geçiren katolik kilisesi tarafından Cami (Mezquita) ibaresinin kaldırılması talep edilmiş ve kaldırılmış. İspanya da bulunan İslam Konseyinin girişimleri ile tekrar cami ismi turistik levhalarda yer almaya başlamış.










Cordoba şehrinde Medina Qurtuba da kaldık. 2 katlı şirin bir yer. Odalar stüdyo daire şeklinde.Oda içinde banyo, mutfak kısmı var. Mutfakta buzdolabı, ocak, mikrodalga fırın, tabak, kaşık, çatal herşey mevcut. Biz marketten alışveriş yaptık. Yemeğimizi ve kahvaltımızı odada çok rahat yaptık. Gecelik ücret iki kişi 340 tl ödedik. Çift kişilik yatak dışında 1 kanepe var. Kurtuba camisine çok yakın.



Kurtuba Cami Guadalaquivir nehrinin kıyısında. Giriş ücreti 10 euro. Sabah erken biz camiyi gezdik. Nehrin üzerinde Romalılar tarafından yapılan El Puento Romano köprüsü yer alıyor. Köprünün hemen karşısında müze yer almakta.



Öğlen çok sıcak olduğu için sabah gezilerinizi yapıp, öğlen otelde dinlenmek daha iyi. Biz sabah camiyi gezdikten sonra AVM ye gidip market alışverişi yaptık. İspanya da AVM ler dışında diğer yerler öğleden sonra akşama kadar genelde kapalı oluyor. O yüzden sabah saatleri ve akşam saatleri gezmek için daha iyi.
Dar sokaklarda yürürken, 2 katlı beyaz evler, pencereleri ve balkonları çiçekli çok güzel bir görüntü oluşturuyor. Bu sokaklarda dolaşırken evlerin birçoğunun giriş katında, hatta bazılarının girişten aşağı doğru inen garajları olduğunu görüyorsunuz. Bir aracın zor geçtiği daracık sokaklardan geçerek evlerinin otoparkına araçlarını park ediyorlar. Çok sıcak olduğundan evlerin pencereleri genelde tahta panjurlarla kapalı, sanki hayat yokmuş gibi duruyor. Evlerinin ortalarında avlu kısmı var. Kaldığımız yer de ev şeklindeydi ve ortasında avlu vardı. Gündüz avlunun üstünü kapatıyorlar. Alışveriş mağazalarının olduğu ana caddelerde de, caddenin üzeri brandalarla kapatılmış.
Akşam Plaza de la Corredera meydanına gittik. Büyük bir meydan. Venedikteki San Marco meydanına benziyor, oradan daha küçük bir meydan. Burada helal yemek bulacağınız bir de restaurant var. Adı Casa da Kebab. Bu cadde camiye çok yakın. Yemek açısından önerebileceğim bir başka yer ise Casa Qurtubah.









Bundan sonraki durağımız Sevilla (İşbiliye)…