Merhaba
Granada hakkında internette yaptığım okumalarda çok hoşuma giden bir başlık ile karşılaştım. “La Galibe İllallah diye haykıran saray: El Hamra” .
Endülüs tarihine her zaman olan merakım ve okumalarım sonunda karar verdim Endülüs’ü görmeye. En çok da El Hamra beni etkilemişti.
İslamla şereflenen ve yedi asırdan fazla İslam hükümranlığında kalan Endülüs için tekrar İslam ile şereflenmesi için dua ettik El Hamrada.
“La Galibe İllallah” cümlesini tüm duvarlara kazıyan bir medeniyet Emeviler de Allah’tan başka bir galip olmadığını dünyaya buradan haykırmışlar.
Endülüs düştükten sonra, Endülüs Emevi mimarisinin ihtişamına dayanamayan V.Carlos, sarayın bahçesine kendi adını taşıyan collesium tarzı bir saray yaptırmış. Ancak hiç ilgi görmemiş.
Granada’ya vardığımızda navigasyon ile otelimize gitmeye çalıştık. Ancak dar sokaklar ve çıkmaz yollar içinde bulduk kendimizi. Eski şehrin olduğu merkezdeydi kalacağımız “Macia Plaza oteli”. Oteli aradığımızda bize bir park adı verdiler ve oraya park edebileceğimizi söylediler. Ancak otele ait olmadığı için ücretli otoparktı. Açıkcası merkezde arabaya ihtiyacımız olmayacağından merkeze uzak bir konumda aracımızı sokağa park edip, yürüyerek otelimize gittik. Saat 22:30 da otelimize yerleştik. Ertesi gün El Hamra Sarayını ziyaret ettik. Saraya giden yol yaklaşık sekiz yüz metre kadar mesafede ormanlık bir alan ve biraz yokuş. Biz ormanlık alan da yürüyerek saraya çıkmayı tercih ettik. Ama yürümek istemeyenler için merkezden sarayın giriş kapısına kadar giden minibüsler var. Bilet almak için sıraya girdik. Sıra beklemeden on-line bilet almayı deneyelim dedik. Ancak on-line bilet satışının o gün için kapandığı anonsunu yaptılar. Önceden biletimizi alsaydık keşke derken sıra çok çabuk ilerledi. Burada iki farklı bilet var. Bir bilet 14 euro, bu biletle tüm sarayı gezebiliyorsunuz. Diğeri 7 euro, bu biletle bazı kısımlara giremiyorsunuz. Saray birbirine bahçelerle bağlı farklı bölümlerden oluşuyor. Sarayın duvarlarındaki taş işlemeler çok büyüleyici ve anlamlı. Bahçelerde havuzlar ve farklı bitki floralarını görebilirsiniz. Hem dinlendirici, hem büyüleyici, hem de yaşanan tarihi olayları düşününce insanın içini hüzün kaplayan bir ortam. Endülüs hakkında ne kadar okunsa da, gidip orayı görmek, o atmosferi yaşamak çok farklı. Granada şehrinde tur yapan Granada City Tur var. Ama biz şehrin sokaklarını yürüyerek dolaşmayı tercih ettik. Sarayı şehir merkezinden de mutlaka görmeli ve fotoğraflamalısınız. Gece ışıklandırıldığında şehir merkezinden tepede çok ihtişamlı görünüyor. Gündüz çok sıcak olduğu için biz daha çok akşam yürüyüş yaptık.
Granada’dan ayrılırken Sacromonte bölgesine uğradık. Abadia Del Sacromonte adlı bir manastır var. Ayrıca bu bölgede çingene mahallelerini görebilirsiniz. Granada’dan sonra Cordoba şehrine geçtik. Bir sonraki yazımda Cordoba ile ilgili notlarımı paylaşacağım. Görüşmek üzere 🙂














